İstanbul
Parçalı az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
35,8609 %0.2
37,2521 %-0.26
101.486,46 %-0.747
3.228,24 0,39
Ara
Muhalif. BİLİM - TEKNOLOJİ Türk araştırmacıların keşfi migrende yeni tedavi yollarının kapısını araladı

Türk araştırmacıların keşfi migrende yeni tedavi yollarının kapısını araladı

Türk araştırmacılar, migrenin önlenmesinde kullanılan ilaçlar ile bazı gıdalardaki maddelerin, vücuttaki SULT enzimini baskılayarak hastalık ataklarını tetikleyebileceğini keşfederek migrende yeni tedavi seçeneklerinin uygulanabilmesinin yolunu açtı.

Okunma Süresi: 3 dk

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay ve Dr. Doğa Vurallı yönetiminde yapılan, migren ataklarının tetiklenmesine neden olan mekanizmanın ortaya koyulduğu çalışma "The Journal of Headache and Pain" dergisinde yayımlandı.

Prof. Dr. Bolay, migrenin, dünya genelinde 50 yaş altındakilerde en sık görülen beyin hastalığı olduğunu belirterek, genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörler ile uykusuzluk, stres, hormonal değişiklikler gibi nedenlerle tetiklenebildiğini söyledi.

Migren ataklarının sebep olduğu orta ve yüksek şiddette, hareketle artan ağrılara iştahsızlık, bulantı ve kusmanın da eşlik edebildiğini dile getiren Bolay, bu durumun kişinin hayat kalitesini olumsuz etkilediğine ve günlük yaşamına devam etmesini önleyebildiğine dikkati çekti.

Bolay, bazı faktörlerin migren ataklarının kronikleşmesine yol açtığını anlatarak, "Atakların kronikleşmesiyle her gün ya da günaşırı baş ağrısı meydana geliyor. Bu durumda hastalar her gün ağrı kesici ilaçlar almaya başlıyorlar. Ağrıdan kurtulmak için kullanılan bu ilaçlar zamanla atakları, ağrıları tetiklemeye başlıyor. Araştırmamızda ağrı kesici ilaçların migren ataklarını hangi mekanizmayla tetiklediğini ve bazı gıdaların bu noktadaki etkisini araştırdık" dedi.

MİĞREN AĞRISI KRONİKLEŞEBİLİR

Vücuda alınan bazı kimyasal maddeler ve ilaçların vücuttan atılmasının aynı enzim üzerinden olabildiğine işaret eden Bolay, araştırmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Alınan antienflamatuar ilaçların vücuttan atılmasını sağlayan sülfotransferaz (SULT) enzim grubu var. İlaçlar atılırken bu enzimin aktivitesini baskılıyor. Bu durumun migren ağrısını kronikleştirebileceğini ortaya koyduk. Bu koşullarda da portakal ve limon gibi gıdalarda bulunan 'hesperidin' maddesinin SULT enzimini baskılaması, normalde migren ağrısını tetiklemeyecekken, ağrıyı tetikler hale gelebiliyor."

Bolay, çalışmanın sonuçları çerçevesinde yeni tedavi seçeneklerinin değerlendirilebileceğine dikkati çekerek, "İlaç kullanan hastalara SULT enzimi üzerinden atılabilecek gıdaların listesi verilerek, hastalardan bunları dikkatli tüketmeleri istenebilir. Listeden aynı anda 2-3 gıdayı tüketmemeleri istenebilir. Çalışmayla aynı zamanda ilerisi için yeni bir tedavi hedefi de belirlemiş oluyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

AĞRI KESİCİLER VE ZARARLI GIDALAR
Dr. Vurallı da çalışmayla ilaç ve bazı gıdalardaki maddelerin ortak mekanizma oluşturarak migreni artırıcı etki gösterdiğini ortaya koyduklarını vurguladı.

Migren atakları yaşayan hastaların aşırı ağrı kesici ilaç kullanmamaları gerektiğini aktaran Vurallı, "Hastaların aşırı ağrı kesici ilaç kullanımı varsa tedavi için bunu hemen kesiyoruz. 4-6 haftalık bir süre boyunca hatta mümkünse hiç ağrı kesici ilaç kullanmamalarını öneriyoruz. Çünkü belirli bir süreden sonra hastalar ilaçların faydasını göreceğine zararını görmeye başlıyor ve migrenin yaşandığı gün sayısı artıyor" dedi.

Vurallı, çikolatadaki kuersetin ve kateşin, turunçgillerdeki hesperidin, kahvedeki kafeik asitler gibi maddelerin de SULT enzimini baskılayabildiğine işaret ederek, "Hastalar, yediklerinde hangi gıdanın olumsuz etki oluşturduğunu en iyi kendileri bilirler. Bu yüzden o tetikleyici gıdalardan da uzak durmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *