İstanbul
Az bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
36,4317 %-0.06
38,3065 %0.04
86.309,79 %-3.136
3.380,98 -1,09
Ara
Muhalif. GÜNDEM Ekrem İmamoğlu'ndan Erdoğan'a: Ne verirseniz erir; çünkü dünyanın en kötü ekonomi politikalarıyla yönetilen bir dönemin içerisindeyiz

Ekrem İmamoğlu'ndan Erdoğan'a: Ne verirseniz erir; çünkü dünyanın en kötü ekonomi politikalarıyla yönetilen bir dönemin içerisindeyiz

Okunma Süresi: 4 dk

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yaratıcı ve Özgür İstanbul Sunumu’na katıldı. Burada açıklamalarda bulunan İmamoğlu, Erdoğan'ın  "Yüksek enflasyon ortamında emekliye ne verirsek verelim, dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor" sözlerine yanıt verdi İmamoğlu, " Ne verirseniz erir; çünkü dünyanın en kötü ekonomi politikalarıyla yönetilen bir dönemin içerisindeyiz" dedi.

İstanbul'da yeni dönemde kültür sanat alanındaki vaatlerini sıralayan İmamoğlu, 100 kültür sanat bölgesi açacaklarını söyledi. "İstanbul'da festivalleri yasaklayanlar 'festival yapacağız' diye açıklama yapıyorlar" diyen İmamoğlu, " Bir kısmını bu dönem başlattğımız festivalleri yeni dönemde daha da çeşitlendirerek İstanbul'u festivaller kenti yapmaya çok kararlıyız. En az 100 festival sanatseverlerle buluşacak." ifadelerini kullandı

"Dünyanın en kötü ekonomi politikalarıyla yönetilen bir dönemin içerisindeyiz"

Burada konuşan İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Ekonomik sıkıntıları konuşurken, bundan rahatsız olanlar var. Ekonomide bir sorun yokmuş gibi, emekliler enflasyon karşısında ezilmemiş ya da asgari ücret açlık sınırının altında kalmamış gibi davranalım istiyorlar. Yaşadığımız demokrasi krizi nedeniyle her zamankinden daha yoğun hissedilen bir kriz şu an hepimizin maruz kaldığı. 'Ne verirsek verelim' eriyor diyen aslında kendisiyle de tezat düşen bir yönetim süreci var. Ne verirseniz erir; çünkü dünyanın en kötü ekonomi politikalarıyla yönetilen bir dönemin içerisindeyiz. 

"Gençlerimizi kutuplaştırıcı anlayış nedeniyle kaybettiğimiz bir dönemi yaşıyoruz"

Yani sıra, ayrımcı ve kutuplaşmadan beslenen yönetimlerde şeffaflık olmaz, liyakarlık olmaz, kültürel çeşitliğe karşı hoş görü olmaz. Bunlar tek tipçilik oluşturur. 'Her şeyi ben bilirim, ben yaptım oldu' süreci oluşur. En önemlisi de güven ortamı olmaz.

Ülkemizin çok kıymetli gençlerini bu kutuplaştırıcı anlayış nedeniyle kaybettiğimiz bir dönemi yaşıyoruz.  İstanbul Planlama Ajansı'nı bu anlamda çok önemli bir yere koyuyorum.  Ve geliştikçe hayatımıza çok büyük katkılar sağlayacağını düşünüyorum.

"İstanbul İstatistik Ofisi'mizden paylaştığımız veriler birilerinin işine geldiği gibi değil"

İçerisinde kurduğumuz İstanbul İstatistik Ofisi ile İstanbul'un verilerini paylaştık. Veri dediysek, öyle birilerinin işine geldiği gibi değil. Tamamen bağımsız, gerçek araştırmalı zemininde tutan doğru ve güvenilir veri.  Bazı veriler İBB olarak bizi de rahatsız etse dahi bundan asla geri durmadık.

İstanbul'a ilişkin hangi konu varsa paydaşlarını masaya davet ettik ve birlikte masaya yatırarak kararlar oluşturduk Sadece karar süreçlerinde değil, kentin gündelik yaşamına her kesimi aktif bir şekilde dahil etmek için çaba sarf ettik. 

Kent lokantalarıyla dalga geçen küçümseyen, toplumdan kopmuş bir akıl bizim çalıştaylarımızla, ortak aklı harekete geçirdiğimiz toplantılarımızla o dönemde alay etti. Bu anlayışın ortak aklı küçümsemesi gayet normal. Bugün Dünya Tiyatro günü bu vesiyleyle tüm sanat camiasını gönülden kutlarım. İBB miras ve İBB kültür markalarımızla İstanbul Kitapçımızla kamusal alanları kültürle sanatla doya doya buluşturduk. 

Kültür- Sanat vaatleri

Önümüzdeki 5 yılda atacağımız adımlara göz atalım Birinci sırada kültür bölgeleri. Bu dönem, 200 yeni mekanla İstanbul'a 100 kültür sanat bölgesi kazandıracağız. Bunlardan Haliç Kültür Bölgesi. Maçka Kültür Bölgesi.

Kadıköy Rıhtım Kültür Bölgesi ilan edilecek. İstanbul dev bir kültür merkezine dönüşecek.  Kültür Sanat Merkezleri açacağız. Vatandaşlarımıza kültür sanatla buluşma imkanı sunacağız.

Göreve geldiğimizde İBB merkezinde 4 olan müze sayısını 35'e çıkardık. Müzecilik alanında dünya ile yarışan gelişmeleri kaydettik.  25 yılda açtıkları kütüphanenin 2 katından fazlasını 5 yılda açtık. 4 yıl önce 20 olan kütüphane sayısını 50 kütüphane açarak 70'e çıkardık. 

"İstanbul'u festivaller kenti yapmaya çok kararlıyız"

Festivallerimiz, üniversite şenlikleri yasaklayanlar, festivalleri iptal edenler. Şimdi bakıyorum 'İstanbul'da festival yapacağız' diye açıklamalar yapıyorlar. Festival yasaklayarak bu işlerin olmayacağını anlamıyorlar. Ya da öylesine festivaller yapacağız diye geçiyorlar. Bir kısmını bu dönem başlattğımız festivalleri yeni dönemde daha da çeşitlendirerek İstanbul'u festivaller kenti yapmaya çok kararlıyız. En az 100 festival sanatseverlerle buluşacak."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *