İstanbul
Az bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
36,4341 %-0.06
38,2889 %0.06
86.620,31 %-1.755
3.381,18 -1,08
Ara

Yumurta

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Yumurta

Trump fırtınasıyla kurumları kökünden sarsılan ABD, aynı anda kara kış ve kuş gribinin pençesinde beyaz et ve yumurta kıtlığıyla boğuşuyor. Kıtlık 17 eyalette yumurta fiyatlarına tavan yaptırmış durumda. Bir düzine yumurta örneğin Massachusetts eyaletinde 7.50-8.00 dolar aralığında fiyatlandırılıyor, Trump yönetimi ise fiyatları düşürme telaşında. Amerikalı çar çabuk beslenme alışkanlığını değiştiremeyeceği için zorunlu olarak yumurta ithalatına başlandı. Aslında dünyanın en büyük yumurta üreticileri arasında olan ABD nin bu hali acıklı. Çünkü FDA gibi gıda ve ilaç güvenliğinin bekçisi olan bir kurumun bile içini oyan Trump yönetimi, şimdi denetimsiz yumurta ithal edecek. A.B.D nin, en büyük ihracatçılar listesinde bulunan Hollanda, Polonya, Çin ve Hindistan dururken Türkiye’den yumurta ithalatını arttırması ilginç. Nedenlerin başında dolar karşısında epey ucuzlayan TL nın sağladığı ithal maliyeti avantajı gelebilir. Tabii fıstık ve zeytindeki gibi sorunlar çıkarsa iade olasılığı var. Ama sinekten yağ çıkarmayı seven Trump “Türkiye’ye şans tanıdık. Karşılığında şunu-bunu isteriz” hesabında olmasın da. Öyle ya Zelenski’den Donietz’deki zengin maden yataklarını isteyen Trump’dan her şey beklenir. Türkiye’ye de pek ala “Toryum veya altın yataklarınızı hemen ABD şirketlerinin işletmesine açın” baskısı yapabilir. Tabii bu zaten henüz olmadıysa. Kapalı kapılar arkasında yapılan pazarlıkları bilmiyoruz ki!

Başarılı bir İhracat Kalemi

Türkiye 2010’dan beri dünyanın en büyük 10 yumurta ihracatçısı arasına girmiş bulunuyor. Oysa 2009 da bir konferanstan dönerken, Sao Paolo’da rastladığımız, o tarihte dış ticaretten sorumlu devlet bakanı Zafer Çağlayan’ın ticaret heyetinden bazı iş adamları, bize uçakta Türkiye’ye götürdükleri yaklaşık 9 ton yumurta olduğunu söylemişti de pek şaşırmıştık. “Mermer getirdik; Yumurta götürüyoruz” diye Güney Amerika’ya yaptıkları ekonomik çıkartmayla övünmüşlerdi. Hatta uçak Senegal’in başşehri Dakar’a inip, birkaç saat bekleyince “ eyvah yumurtalardan şimdi civciv çıkacak” diye telaşlanmışlardı. O sefer gelen yumurtalar nerede kullanıldı bilemem. Ama ertesi yıl Türkiye’nin yaptığı beklenmedik atılımdan belki bunların damızlık(kuluçkalık) yumurta olduğunu düşünmüştüm. Gerçekten tarımın birçok alanında gerileyen Türkiye’nin birkaç yıl içinde kümes hayvancılığı ve yumurta üretiminde kazandığı ivme inanılmazdı. Türkiye, 2020 de dünya yumurta ihracatının yüzde 7,4 ünü karşılayan bir ülke haline gelerek, 295 milyon dolarlık ihracatla, yumurta ihracatçıları listesinin 3. sırasına kuruluvermişti. 2023 ve 2024 de bu konumunu koruması başarı. Tabii bu aynı zamanda neden daha pahalı yumurta yediğimizin de açıklaması. Türkiye 2024 yılının ilk iki ayında yüzde 43 artışla 82 milyon 838 bin dolarlık yumurta ihraç etmiş. Bunun içinde damızlık yumurta ihracatının payı, yüzde 82,7’lik artış ile 40 milyon 949 bin dolara yükselmiş. Yumurtaya en çok talebin Yunanistan ve Orta Doğu ülkelerinden gelmesi, Türkiye’nin son dört yılda listenin ön sıralarındaki yerini korumasında etkili olmalı. Hey gidi günler hey! 1980 lerin sonu ve 1990 ların başında, Orta Doğu ülkelerine giden ticaret heyetlerinde yer alan Merkez Bankası Başkanlarından Osman Şıklar, dost sohbetlerimiz sırasında Arap ülkelerine yumurta satmak için nasıl çabaladıklarını anlatırken “biz bu tavukları besmeleyle yumurtlatıyoruz. Bırakın şu Avrupa’dan yumurta almayı da bizden alın” diye adeta yalvardıklarını, ama Arapları bir türlü ikna edemediklerini gülerek aktarırdı. Araplar artık tavukların bile Müslümanlaştığına inanmış olmalı.

Başarıya Gölge Düşmemesi İçin

Yıldan yıla değişse bile Arap ülkeleri dışında Türkiye’nin en çok yumurta sattığı ülkeler Rusya, Gürcistan, Kazakistan, Azerbaycan ve zaman zaman da ABD. Buna karşılık sofralık ve damızlık yumurta aynı zamanda ithal ediliyor. En fazla ithalat yapılan ülkeler ise Birleşik Krallık, ABD, Macaristan ve Hollanda gibi bazı AB ülkeleri. Türkiye’nin, ABD ye 15 bin ton yumurta ihraç edeceği ve bundan 26 milyon dolarlık gelir beklendiği açıklandığında bir hayli endişelendim. Tabii bu Türkiye’nin ABD ye ilk yumurta ihracatı olmayacak. Ama şimdi FDA denetimi ihtimali azaldığına göre, eğer Türkiye’deki özenli denetim eksikliği nedeniyle bu defa gönderilen yumurtalar yüzünden ABD halkının pek korktuğu ölümcül “Salmonella” salgını çıkarsa başarı gölgelenir. Bunun için denetim ihracattan önce mutlaka iyi yapılmalı. Ayrıca halen başladığı açıklanan ve Temmuza kadar süreceği duyurulan ihracata böylesine önem verilmesini de sorgulamak gerekir. Tabii, Türkiye’de en çok yumurta üreten şehirlerin başında Afyon ilimizin gelmesi de ne kadar ilginç! 1970 li yıllarda ABD nin baskısı ve 3 yıl süreyle ödediği 35 milyon dolar tazminat karşılığı haşhaş üretimini durduran Afyonkarahisar, şimdi ABD ye yumurta satışında da önde olmalı. Bu arada Yumurta Üreticiler Birliklerinin başarısını göz ardı etmemek ve onları da kutlamak gerekir.

Yumurtacı

Alt başlığı koyarken aklıma Jack London’ın “Klondike Hikâyeleri” adlı kitabından 1981 yılında Peter Rowe’un sinemaya uyarladığı, “Bin Düzine Yumurta”(One Thousand Dozen) filmi geldi. Bilindiği gibi “Klondike Hikâyeleri” 1800 lerin sonunda, Alaska’da bulunan altına hücumla ilgili temaları işler. Alaska’da yumurta gibi nadir yiyeceklerin fahiş fiyatlarla satılması konusundan yola çıkan hikâyede o tarihlerde çoğu fakir göçmen olan Amerikan halkı, zengin olma hevesi ile batıya ve kuzeye hücum etmiş, kimi kazanmış, kimi ise hayalini kara buza gömmüştü. Hikâyedeki David Rasmunsen işte bu kaybedenlerden biriydi. Rasmunsen, Yukon’da yumurta satarak zengin olacağını hesaplayan, bunun için San Francisco’daki evini ipotekleyip, parayı bin düzine yumurtaya yatıran maceraperest karakterdi. Acımasız kış koşulları ve yoğun kar fırtınaları altında bin bir zorluğa göğüs germiş, yol üstünde uğradığı yerlerde kendisine önerilen fiyatları, daha büyük bir kazanç için reddetmişti. Rasmunsen sonunda Klondike’a ulaşmasına ulaşmıştı. Ama tanesini 1.5 dolara satmayı umduğu yumurtaların donduğu ve ısındıklarında bozulduğu anlaşılmıştı. Yumurtacı Rasmunsen’in yaşadığı düş kırıklığı, “az tamah, çok ziyan getirir” atasözünün adeta ispatı gibiydi. Türkiye’nin, üstelik Afyonkarahisar gibi ABD mağduru bir şehrimizin yumurta ihracatında başa güreştiği bir zamanda hayal kırıklığına uğranılmaması için Trump’a pek tamah edilmemesini ve tekrar ihracattan önce kalite kontrollerine önem verilmesini öneririm.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *