İstanbul
Hafif yağmur
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
37,9308 %-0.06
42,0162 %1.84
3.797,24 % -0,77
81.973,75 %-3.854
Ara

Hesaplaşma

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Hesaplaşma

“Türkiye’ye Rejim Değişikliği Geliyor.” ABD’de yayımlanan 19fortyfive.com internet sitesinde yer alan yazının başlığı bu. Yazarı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ağır eleştirileriyle bilinen, Washington merkezli düşünce kuruluşu American Enterprise Institute’un Ortadoğu uzmanı Michael Rubin.  

Yazı şöyle başlıyor:

“Türkiye’de bir Gerçekler ve Toplumsal Uzlaşma Komisyonu kurma hazırlıklarına başlayın. Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu tutuklatması bize artık şunu gösterdi: Erdoğan, görev süresi dolduktan sonra çekilmeyecek. Kendimizi kandırmaktan vaz geçelim. Erdoğan ömür boyu iktidarda kalmakta kararlı. “

Yazının bundan sonrası daha da sertleşiyor:

“Erdoğan kendisine muhalif olarak parlamaya başlayacak her türlü rakibini bir şekilde yok etmekte kararlı. Amacı ölene kadar o koltukta kalmak; öldükten sonra da oğluna ya da damatlarından birine Cumhurbaşkanlığı’nı bırakarak Türkiye’de etkili bir sultanizm rejimi kurmak.  

“Ama tabii ki yanılıyor. Kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı, hapiste tuttuğu binlerce siyasi tutukludan birisi olacak.  

“Washington, Londra ve Brüksel’de yaygın kanı, Erdoğan’ın eceliyle, bir suikastçının kurşunu ya da halk ayaklanması sonucu asılarak ölmesinin ardından Türkiye’de normale dönüş olacağı. Ama o iş o kadar kolay değil. Erdoğan iktidara geldiğinden beri onun rejimi altındaki okullardan yetişen gençlerin sayısı 35 milyonu buluyor. Orduyu ve ağırlıklı olarak devlet bürokrasisini kendisine göre şekillendirdi. “

           “DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI YÜZ KARASI”

Türkiye’de bankaların yolsuzluklara ortak edildiği, iş dünyasının rüşvet iddialarıyla çalkalandığına işaret edilen yazının bundan sonrası şöyle:

“Bir zamanların profesyonel diplomatlarının görev aldığı Dışişleri Bakanlığı yüz karası haline geldi. Türkiye’nin en iyi gazetecileri ya hapiste ya sürgünde ya da köşelerine çekildi.  

“Ama bu işleri Erdoğan tek başına yapmadı. Dolayısıyla Türkiye tedavi edilip iyileştirilecekse mutlaka bir gerçekler ve toplumsal uzlaşma komisyonu kurulmalı, bu komisyon haksız kazançlar, yolsuzluklar, namussuzluklar ve baskıları ortaya çıkarmalıdır. Özetle, 1960 ve 1980 darbelerinin liderleri Albay Alparslan Türkeş ve Kenan Evren bile Erdoğan kadar Türkiye’ye zarar vermedi.”

Yazıda Erdoğan’ın çevresini anlatan cümleler şunlar:

“İdeolojik ya da açgözlülük saikiyle olsun, iktidarının her kritik döneminde Erdoğan kendine işbirlikçiler buldu. “

    “ANAYASA MAHKEMESİ’NE RÜŞVETİ VEREN KİM”

“Kurulacak bir Gerçekler ve Toplumsal Uzlaşma Komisyonu” sayacağım şu konuları da açığa çıkarmalı. Örneğin, tam kapatılacakken, AKP’nin kapatılmaması için Anayasa Mahkemesi’ne kim rüşvet verdi? Ya da Erdoğan’a sahte üniversite diploması düzenleme karşılığında kim rüşvet aldı?  

“Bitmedi, 15 Temmuz darbe girişimi var (Rubin 15 Temmuz’u Hitler’in Reichstag baskınına benzetiyor). Erdoğan 15 Temmuz’u ‘Allah’ın lütfu’ olarak nitelemişti. Erdoğan’a iktidarını konsolide edip binlerce muhalifinin hapse girmesine yol açan 15 Temmuz’un arkasındaki hikaye nedir?”

Rubin yazısının bu bölümünde IŞİD’e dikkat çekiyor:

“Bir de IŞİD konusu var. Acaba Türk istihbaratı içinde kim El Kaide fraksiyonlarını silahlandırdı? Türk askerlerini diri diri yakan IŞİD’den acaba Erdoğan’ın iç çevresinden kimler nemalandı?  

“Türkiye’ye rejim değişikliği geliyor. Şimdi ABD ve  Trump Yönetimi’nden fayda çıkmayacağına göre , Türkler’in, tek başlarına halledemeyeceği bir iş için kolları sıvamak Avrupalılar’a düşüyor. Avrupalılar Türkiye’nin Erdoğan sonrasına hazırlık planı yapmasına yardımcı olmalılar. “

Yazı böyle. Hiç yorum yapmadan sizlerle paylaşayım dedim ama gene de duramadım. Michael Rubin, Trump Yönetimi’nin umurunda olmadığı için, Erdoğan rejimine son vermek amacıyla  Avrupalılar’ın Türk muhalefetine yardım etmeleri gerektiğini yazıyor. Yok canım. Avrupalılar Trump Yönetimi’nin baskıları altında bunalmış, kendi dertlerine düşmüşler. Üstelik, milyonlarca Suriyeli ve başka ülkelerden mültecilerin Türkiye topraklarında tutulmaları için Erdoğan rejimiyle gül gibi geçinip gidiyorlar. Türkiye’de demokrasiye ve normale dönüş ancak iç dinamiklerin diri tutulmalarıyla mümkün olabilecek. İç dinamiklerden esas kastım genç, üniversiteli kuşak. Onlar kendilerini misliyle ispat ediyorlar ve görüyorum ki ispat etmeye de devam edecekler.   

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *